Yanlış kullanılan deyimler ve sözcükler

2009-09-08 19:16:00

 

Anadilde eğitim tartışmalarının yapıldığı, Trt şeş den sonra Trakyalıların da trt 3-5 istediği, açılım üstüne açılımların yapıldığı canım ülkemde, biraz gündemden uzaklaşmak ve anadilimiz üzerindeki bazı yanlış kullanılan sözcük ve deyimlere değinmek istiyorum. Bu konuda düşüncelerimi uzun süredir dile getirmek istiyordum fakat bugüne nasipmiş. Şimdi bu sözcük ve deyimleri tek tek inceleyelim.

Yaratmak ; Günlük dilde çok sık kullandığımız bu kelime anlam olarak; yoktan var etmek anlamında olup, günümüz Türkçesinde yanlış kullanılmaktadır. Bilindiği üzere “Yoktan var etmek “ sıfatı Allah ‘a mahsustur. Öyleyse bu vasıf insana verilemez, insana yada diğer bir canlıya dair kullanıma sunulamaz. Örneğin  “yaratıcı reklamcı”, “yaratıcı insan” yada “ne kadar yaratıcı bir fikir” şeklinde kullanımları yanlıştır. İnsanoğlunun acziyeti konusuna burada girmek istemiyorum ancak, insan bir buluş yada yeni bir fikre sahip olduğunda, aslında doğada var olan fakat acziyeti sebebiyle bulamadığı bir fikri nesnelleştirmiş aslında. Bu kelimenin yanlış olduğunu, gittiğim İngilizce kursunda hoca olan ve aslen İtalyan olan hocam bayan Falma ‘nın  bile anlamış olmasına garip gelmişti bana. Siz bu satırları okurken, kelimeyi kullanırken ben Allah’a şirk koşmak maksatlı kullanmıyorum diyebilirsiniz. Ancak bu kelimeyi lügatımızdan çıkarmalıyız. Yerine, bulmak, oluşturmak gibi kavramlar türetilebilir.

 Haydan gelen huya gider ; Bu kelime günümüz Türkçesinde anlamsız ve beklenmeyen bir yerden gelenin yine oraya gideceğine yönelik kullanılmakta. Piyangodan para çıkan bir yakınımız paranın hiç bereketini görmedim dediğinde, Eee haydan gelen huya gider demekteyiz. Oysaki deyim detaylı şekilde irdelendiğinde; burada ki Hay ve Huy Allah sıfatlarıdır. Burada Allah’tan gelen yine Allah’a döner (inna lillahi ve inna ileyhi raciun) anlamı hasıl olmaktadır. Bu deyimi de yerli yerinde olmadığı sürece kullanmayalım arkadaşlar.

Yukarda Allah var ; Bu deyim günümüzde, haksızlığa uğramış birinin bu uğradığı haksızlık karşısında Allah ‘ı şahit göstermesi durumunda kullanılmaktadır. Elbette Yüce Yaratanı şahit göstermek, onun her şeyi gördüğünü ve bildiğini anmak güzel bir şeydir. Fakat Allah her yerdedir. Sadece gökyüzünde değildir. Bu deyimin bir Türk deyimi olarak İslamiyet öncesinden kaldığını düşünmekteyim. (Tıpkı ağaçlara çul, çaput bağlamak gibi bir şaman- Gök tanrı inanışı olsa gerek)

Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma ; Bu güzel deyimimizde yanlış kullanılmaktadır. Eski dönemlerde talebe yetiştiren hocalara karşı mutlak teslimiyet sağlandığından, ( ki bu durum tasavvufun değişmez düsturudur) bu hocaların her dediği yapılır, mutlak teslimiyet sağlanırmış. Ancak yine bu hocalarımızın kendilerinin yaptığı ve talebelerine ağır geleceğini ya da talebenin o seviyede olmaması sebebiyle tavsiye etmediği bazı ibadet ve ritüeller bulunmaktaymış. Burada talebeye öğüt mahiyetinde kullanılan bu söz, günümüzde hocaların bir açığını arayan kişilerin sıkça kullandığı bir deyim olmuş, adeta bir alay ifadesine dönüşmüştür. Tıpkı “Abdala malum olur” deyiminin Aptala şeklinde söylenmesi gibi.

Bu ve bunun gibi birçok kelime ve deyimi, günlük konuşma dilinde maalesef yanlış kullanmaktayız. Bir miktar dikkat ve özen göstererek bu kullanımları dilimizden kaldırabilir daha temiz bir kullanım diline sahip olabiliriz.

452
0
0
Yorum Yaz